
Adaletin giderek kaybolduğu, fikirlerin çürüdüğü modellerin ortaya çıktığı bir çağda yaşıyoruz. Gençlerin günden güne eridiği, hatta canlarını dahi tehlikeye atan olayların arttığı bir dönemden geçiyoruz.
Hem fiziken hem de zihinsel olarak yaşadığımız bu çöküş artık sadece tehlike çanlarını çalmıyor; hayatımızın tam ortasında kendini hissettiriyor. Bu tablo yalnızca gençleri değil, ebeveynleri de bizleri de doğrudan etkiliyor. Yaşanan bu tür olaylar, toplumu krize sürüklediği gibi aile içi şiddetten sosyal çözülmeye kadar birçok probleme zemin hazırlıyor. Bu, görmezden gelinemeyecek kadar hakiki bir gerçektir.
Yapay zekâ ile uyumlanan zihinler, fikirlerin yavaş yavaş ölüşünü de beraberinde getiriyor. Bir süre sonra yüz hatlarımızı, bedenimizi ve hatta benliğimizi dahi koruyamayacağımız bir noktaya sürüklenmemiz kaçınılmaz görünüyor. Yanıltıcı ve kontrolsüz kullanılan bu tür programlar, ilerleyen süreçte hem bizim hem de başkalarının hayatında ciddi riskler barındıran bir hâl alacak gibi duruyor. Doğru kullanımı bilinmeden yapılan bilinçsiz paylaşımlar, zamanla bizleri ayrıştıran ve tüketen bir gerçeğe dönüşüyor.
İşsizliğin arttığı, stresin her geçen gün daha fazla hissedildiği bu dönemde gençlerin büyük bir bölümünün kendini sosyal medya mecralarına teslim etmesi; fiziksel aktiviteden uzaklaşmaya, düşünce yapısının zayıflamasına, öfke krizlerine ve teknoloji bağımlılığına yol açıyor. Ne yazık ki teknoloji, aklımızla adeta alay edercesine sunduğu içeriklerle bizi şiddet, ahlak dışı ve cinayete varan görüntülerin içine sürüklüyor. Tüm bunların toplumda suç oranlarının artmasına ve cezaların ağırlaşmasına sebebiyet verdiğini artık görmezden gelmemeliyiz.
Artık şunu kabul etmek zorundayız: Bu gidişat bir tesadüf değil, ihmaller zincirinin sonucudur. Gençliğini ekrana, vicdanını sessizliğe teslim eden bir toplumun geleceği de karanlıktır. Bugün “bana dokunmuyor” diyerek geçiştirdiğimiz her sorun, yarın kapımızı çalacak bir felakete dönüşecektir. Aileden okula, devletten bireye kadar herkes sorumluluk almak zorundadır. Aksi hâlde kaybolan sadece adalet olmayacak; bir nesil, gözlerimizin önünde sessizce yok olup gidecektir.
Hatice Y.

