Türk Bayrağına Yapılan Çirkin Saldırılar ve Türkiye’de Derinleşen Kaos

 

Türkiye, son dönemde artan çirkin saldırılar ve ne yazık ki cinayet haberleriyle sıkça gündeme geliyor. “Terör bitti, bitiyor” denilirken Türk bayrağına yapılan saldırılar, insanın adeta beynine kan sıçratacak kadar rahatsız edici bir noktaya ulaştı.

Bu saldırılar bize şunu bir kez daha gösteriyor: Terör bitmiş değil. Hâlâ aramızda, hâlâ içimizde barınıyor. Daha da acısı, buna göz yumanlar, sessiz kalanlar ve tepki vermekten kaçınanlar da var. Ancak şunu açıkça ifade etmek gerekir ki; bizler Türk Milleti olarak bu topraklarda teröre de, teröristlere de asla yer vermeyeceğimizi tarih boyunca defalarca gösterdik. Bundan sonra da göstermeye devam edeceğiz.

Elbette bu karanlık tabloyla mücadele edilir, edilecektir. Fakat canımızı yakan başka bir gerçek daha var: Çocukların öldürülmesi. Giderek artan şiddet olayları ve fail profilinin artık “çocuk kılıklı” bireylere dönüşmesi, toplum olarak hepimizi derinden sarsıyor. Bir anne, bir baba, bir kardeş olarak; bu kişilerin sokaklarda rahatça dolaşması, suçun teşvik edilmesi, şiddetin normalleştirilmesi kabul edilemez.

Hakaretin, küfrün, darp ve şiddetin olağanlaştırıldığı dizi ve filmlerin yaygınlaşması, kaos ortamını daha da büyütüyor. Bu görüntüler ve davranış biçimleri sadece yetişkinleri değil, çocuklarımızı da tedirgin ediyor. Güvensizlik duygusu her geçen gün biraz daha derinleşiyor.

Bu nedenle bu yazıyı kaleme almak bir zorunluluk hâline geldi. Sesini duyurmak isteyen annelere, endişe eden vatandaşlara bir nebze de olsa destek olmak istedim. Çünkü susmak, bu kaosun büyümesine katkı sağlamaktan başka bir işe yaramıyor.

Umarım bu yazı, herkesin anlayabileceği bir dille okunur ve vicdanlarda karşılık bulur.
Çünkü bu ülke; bayrağına uzanan eli de, çocuklarımızın hayatını karartan karanlığı da hak etmiyor.

Hatice Y.