Saadet Partisi Erzurum teşkilatı, yaklaşan seçimler öncesinde saha çalışmalarına hızlı ve kararlı bir giriş yaptı. Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Niyazi Yılmaz, İl Başkanı Yusuf Kolukısa, Gençlik Kolları Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin geniş katılımlarıyla; Köprüköy ilçesi, Köprüköy'e bağlı Yağan Beldesi ve Horasan ilçesinde seçim startını büyük bir inançla verildi. Saadet kadroları, sahaya inerek esnaf ve vatandaşlarla kucaklaştı.

Gerçekleştirilen bu kapsamlı ziyaretlerde, ülkenin ve vatandaşların içinden geçtiği zorlu süreçler sahada birebir ele alındı. Yağan ve Horasan sokaklarında yankılanan en net sesin "yönetimin değişmesi" yönündeki talep olduğu vurgulandı. Vatandaşların yaşadığı ekonomik ve sosyal sıkıntıların tahammül edilemez bir boyuta ulaştığı ifade edilerek, bu gidişata dur demenin ve yeni bir dönemi başlatmanın vaktinin çoktan geldiği belirtildi.

Sokak sokak, dükkan dükkan gezerek halkın nabzını tutan parti heyeti, vatandaşların dertlerini dinleyip Milli Görüş'ün çözüm önerilerini paylaştı. Gidilen her kapıda, sıkılan her elde Saadet Partisi'ne duyulan teveccühün bir kez daha gözler önüne serildiği ifade edildi. Sahadaki atmosferin, halkın artık sadece günü kurtaran politikalar değil; köklü, dürüst ve adil bir yönetim anlayışı beklediğini açıkça gösterdiği kaydedildi.

Saadet Partisi yetkilileri; israfın, adam kayırmacılığın ve adaletsizliğin son bulduğu, nimetin ve külfetin hakça paylaşıldığı "Yeniden Büyük Türkiye'yi" inşa etmek hedefiyle yola çıktıklarını dile getirdiler. Toplumun güçlü değişim talebini kucaklamanın ve ülkeyi yeniden refaha kavuşturmanın en büyük gayeleri olduğunun altını çizen heyet, çalınmadık kapı bırakmayana dek gece gündüz çalışmaya devam edeceklerinin mesajını verdi.

Bu inanç ve kararlılıkla, Erzurum'un her bir köşesinde tükenen umutları yeniden yeşerteceklerini belirten Saadet kadroları, "Yaşanabilir Bir Türkiye" idealini halkın feraseti ve teşkilatın gayretiyle hep birlikte gerçeğe dönüştüreceklerini vurguladılar. Ziyaretler, "Değişim rüzgarı başladı, aydınlık yarınlar çok yakın" temennisiyle son buldu.



